Bir Şikâyetin Etrafında Toplanmak Farklı kültürlerde dolaşırken insanı en çok şaşırtan şeylerden biri, insanların memnuniyetsizliklerini nasıl ifade ettikleridir. Kimi toplumlarda ses yükseltmek ayıp sayılır, kimi yerlerde ise hak aramanın doğal bir uzantısıdır. Bir pazarda satıcıyla tartışan birini izlerken ya da bir devlet dairesinde sessizce bekleyen kalabalığı seyrederken aynı soruya farklı yanıtlar verildiğini hissederiz: “Sorunla karşılaşınca ne yapmalı?” Dijital çağda bu sorunun Türkiye’deki karşılıklarından biri de Şikayetvar gibi platformlar. Peki Şikayetvar işe yarar mı? Bu soruya antropolojik bir gözle bakmak, yalnızca bir web sitesinin etkinliğini değil; ritüelleri, sembolleri, ekonomik ilişkileri ve kimlik oluşumunu anlamaya da yardımcı olur. Şikayetvar Nedir, Ne Yapar?…
Yorum BırakGünlük Esintiler Yazılar
Sayıştay ve Yargı: Edebiyatın Gücüyle Bir Denetim Hikâyesi Edebiyat, hayatın tüm yönlerini dönüştürme gücüne sahip bir araçtır. Metinler, kelimeler, semboller, karakterler ve temalar, bir araya geldiğinde okuru sadece düşündürmekle kalmaz, aynı zamanda onu içsel bir yolculuğa çıkarır. İşte tam bu noktada, Sayıştay ve yargı arasındaki ilişkiyi ele alırken, metinlerin sunduğu derinlikten yararlanarak daha geniş bir perspektife ulaşabiliriz. Edebiyatın gücü, sembolizmin, anlatı tekniklerinin ve metinler arası ilişkilerin etkisiyle, yalnızca toplumsal yapıları değil, aynı zamanda adaletin ve denetimin doğasını da sorgular. Sayıştay’ın yargıyı denetleyip denetlemediğini sorgularken, bu tartışma da bir edebiyat metni gibi çözümlenebilir. Sayıştay: Bir Yargıcın Gölgesindeki Denetim Sayıştay, devletin mali…
Yorum BırakNesimi’nin Ölümünden Öğrenmeye: Bir Pedagojik Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Her bir insanın öğrenme deneyimi, onun iç dünyasında bir dönüşüm yaratır. İster okul sıralarında, ister hayatın içinde bir yolda ilerlerken olsun, öğrenme süreci, insanın düşünce biçimini, değerlerini ve dünyaya bakış açısını derinden etkiler. Peki, bir insanın hayatının en derin ve en acı anlarında bile öğrenme süreci nasıl işleyebilir? Nesimi’nin son sözleri, belki de tüm bu soruya verilebilecek en derin cevaptır. Nesimi, 14. yüzyılın en büyük halk şairlerinden biri olarak, son anlarında bile bir öğretmenin, bir öğrenicinin olabileceği gibi bir yansıma bırakmıştır. O, ölürken ne demişti? “Benim canım gider ama kelamım…
Yorum BırakLevent İz Peşinde 2: Eğitimde Dönüşümün İzinde Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil; insan zihninin şekillenmesi, düşünme biçimlerinin dönüşmesi ve bireylerin dünyaya dair algılarının evrildiği bir yolculuktur. Her birey, kendi potansiyelini keşfederken farklı yöntemlerle öğrenir ve yaşadığı çevre, bu süreci derinden etkiler. Öğrenmenin dönüştürücü gücü, toplumların, kültürlerin ve bireylerin gelişiminde büyük bir rol oynar. Bu yazıda, öğrenmenin farklı boyutlarını ve eğitimdeki evrimsel süreci derinlemesine inceleyecek, eğitimdeki yenilikçi yaklaşımları keşfedeceğiz. Öğrenme Teorilerinin Gelişimi ve Eğitimdeki Yeri Eğitim teorileri, zaman içinde sürekli evrilen dinamik yapılar olarak karşımıza çıkar. Geçmişte, eğitim genellikle pasif bir süreç olarak görülüyordu; öğretmenlerin sınıfta ders anlatıp öğrencilerin bunu ezberlemesi…
Yorum BırakKitre Bitkisi Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir Bakış Edebiyat, kelimelerin gücüyle şekillenen bir sanattır. Her kelime, bir anlamın taşıyıcısı olmanın ötesinde, bir duyguyu, bir düşünceyi ya da bir dünyayı inşa etme kapasitesine sahiptir. Metinler, dil aracılığıyla anlatılanların çok daha ötesine geçer; bir imgeler dünyasına, bir semboller ağına açılırlar. Tıpkı kitre bitkisi gibi, ilk bakışta sıradan ve küçük bir şey gibi gözüken öğeler, bir edebi anlatı içinde büyük anlamlar barındırabilir. Kitre bitkisi, doğrudan günlük yaşamda karşılaştığımız bir bitki olmasının yanı sıra, edebiyatın çeşitli katmanlarında da derin anlamlar taşır. Bu yazıda, kitre bitkisini edebiyat perspektifinden ele alarak, sembolik anlamlarını ve metinler arası ilişkilerle…
Yorum BırakHurdaya Dönmüş: Toplumsal Yapılar ve Bireylerin İzleri Hepimiz bir şekilde kendimizi hurdaya dönmüş hissetmişizdir. Bu, belki de aşırı yorulmuş bir bedenin, bir ilişkide tükenmiş duyguların ya da toplumsal baskılar altında kalmış bir zihnin durumudur. “Hurdaya dönmek” deyimi, fiziksel değilse de çoğu zaman psikolojik ve toplumsal bir anlam taşır. Bu deyimi, günümüzün yoğun tempolu, bireyi ve toplumu dönüştüren yapıları içinde sorgulamak, aslında toplumumuzun ne kadar esnek ve aynı zamanda ne kadar kırılgan olduğunu anlamamıza yardımcı olabilir. Bu yazıda, hurdaya dönmüş olmanın toplumsal kökenlerine, toplumsal normlarla ve güç ilişkileriyle nasıl şekillendiğine bakacağız. Hurdaya Dönmüş: Temel Kavramlar ve Anlamlar Hurdaya Dönmek: Fizyolojik ve…
Yorum BırakGelincik Hastalığı Nasıl Anlaşılır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Derinlemesine Bir İnceleme Siyaset, toplumların hayatını şekillendiren, güç ilişkileri etrafında dönen bir oyun gibidir. Bu oyun, bazen görünmeyen, bazen ise aşırı belirgin güç dinamikleriyle hareket eder. Toplumsal düzenin ve yönetim biçimlerinin karmaşıklığı, her bireyin ve her grup arasındaki ilişkilerin iç içe geçtiği bir ağda somutlaşır. Ancak bu düzen, bazen zararlı, bazen de iyileştirici olabilen iktidar oyunlarıyla şekillenir. Peki, siyasetin görünmeyen hastalıklarını, tıpkı gelincik hastalığı gibi, nasıl anlayabiliriz? Gelincik hastalığı, halk arasında nadiren konuşulan ama toplumsal düzenin ve bireysel yaşamın derinliklerinde yankı bulan bir sorundur. Bu hastalık, güç ilişkilerinin, toplumsal yapının, iktidarın ve kurumların…
Yorum BırakAlabalık Vücudu Neyle Kaplıdır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Bakış Sosyal, politik ya da biyolojik bir varlık olarak yaşam, her zaman katmanlı ve çok boyutludur. Alabalık gibi basit bir varlığın bile karmaşık bir yapısı vardır; tıpkı toplumsal yapılar gibi. Her şeyin bir yüzeyi, bir katmanı vardır, ama bazen bu yüzeyin arkasında neler olduğunu görmek, anlayışımızı derinleştirir. İktidar, ideolojiler, toplum düzeni ve yurttaşlık gibi kavramlar da bu yüzeylerin, daha derin katmanlarının bir yansımasıdır. Peki, alabalık vücudunun neyle kaplı olduğuna dair basit bir biyolojik sorudan, siyaset bilimine nasıl geçebiliriz? Alabalığın vücudu, genellikle ince bir pul tabakasıyla kaplıdır. Ancak bu basit biyolojik gerçek, toplumsal…
Yorum BırakTürkiye’nin Silah Gücü ve Toplumsal Yapı: Gücün Arkasındaki Dinamikler Günümüz dünyasında güç, sadece askeri gücün ya da teknolojinin bir yansıması olarak görülmüyor. Güç, toplumsal yapıların, bireysel ve kolektif davranışların, kültürel pratiklerin ve gücün yeniden üretildiği ilişkilerin bir bileşimi. Türkiye’nin silah gücü de yalnızca askeri araçlardan ibaret değil. Askeri kapasite, toplumsal normların, kültürel değerlerin ve toplumsal eşitsizliklerin bir yansıması olarak şekilleniyor. Türkiye’nin silah gücünü incelemek, aynı zamanda bu gücün toplumsal yapılarla nasıl etkileşim içinde olduğunu anlamayı gerektiriyor. Türkiye’nin silah gücünü düşündüğümüzde, akla ilk gelen şeyler savaş uçakları, tanklar, roket sistemleri ve denizaltılar gibi donanımlar olabilir. Ancak burada önemli olan, bu gücün…
Yorum BırakPol Nedir Tip? Derinlemesine Bir İnceleme Giriş: Bir Kelimenin Derinliği Geçenlerde bir sohbetin ortasında, “Pol nedir tip?” diye soruldu. Bu soru, ilk başta bana oldukça sıradan bir dil sorusu gibi göründü. Ama sonra fark ettim ki, bir kelimenin arkasında bir dünya var. Bazen dildeki kelimeler, tarihsel ve kültürel katmanlar taşıyor ve sadece bir anlamdan çok daha fazlasını ifade ediyor. “Pol” ve “tip” gibi kelimeler, özellikle sosyal bilimlerde çokça tartışılan, tarihsel arka plânı olan ve günümüzde farklı anlamlar kazanmış terimlerdir. Hadi gelin, bu kelimelere farklı açılardan bakarak ne ifade ettiklerine daha derinlemesine bakalım. Bu yazıda, “pol nedir tip?” sorusunun arkasındaki anlamları,…
Yorum Bırak